|
İNSAN HAKLARI Bireylerin yalnızca insan olmakla kazandıkları haklardır. İnsan olmak yeterlidir, başka gerekçe aranamaz. Bunlar doğal, vazgeçilmez/devredilemez haklardır.
Temel insan hakları nelerdir? Yaşama hakkı Özgürlük ve kişi güvenliği hakkı Adil olarak yargılanma hakkı Düşünce ve vicdan özgürlüğü hakkı İfade özgürlüğü hakkı Eğitim hakkı Özel yaşama ve aileye saygı hakkı
İnsan haklarının temel ilkesi: İnsanlar yapı bakımından aynı ve eşittir. Kişiler siyasal iktidar karşısında cins,ırk, yaş, düşünce farkı gözetilmeksizin eşittirler.
Hak nedir? Tartışılmaz olan ve herkes tarafından kabul edilmesi gereken şeye hak denir. Her hak, kendine saygı gösterilmesini de zorunlu kılar. Bu ise, ahlaki sorumluluk ve hukuksal yaptırımlar yoluyla sağlanır.
Geçmişten geleceğe bir ideal İnsan hakları bir idealdir. Günümüzde bu konuda mükemmele erişmiş bir ülke/devlet yoktur. İnsan haklarının eğitim ve uygulamalarla korunup güçlendirilmesi gereklidir.
İnsan haklarının gerekleri nelerdir? Hukukun türetilebileceği temel ilke ve koşullardır. Çağdaş devletler bu haklara uymakla ve bunları korumakla yükümlüdür. Çağdaş devlet insan haklarına saygılıdır Yurttaşları birbirine karşı korur. Adalet düşüncesiyle hareket eder. Hukuk devletinde yöneticiler diledikleri gibi davranamaz. Bireyler ve yurttaşlar da her yerde her şeyi yapamazlar.
Haklar ve ödevler İnsan hakları bireye ödevler yükler. Bir çocuğun eğitim hakkı ailesine ve devlete, işçilerin çalışma hakkı işverene yükümlülükler getirir. Devletin ve temsilcilerinin görevi bu hakları koruyup geliştirmektir. İnsan devletten daha önemli ve değerlidir. İnsan en yüce değerdir. İnsanların ırkı, dili, inancı, cinsiyeti veya kişilik özellikleri farklı olabilir. Ama insan hakları açısından; insanlar arasındaki farklılıklar ne olursa olsun,ahlaki değer bakımından eşitlik söz konusudur.
Madde 1- Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar. Madde 2- Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir. Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.
Madde3 - Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır. Madde 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır. Madde5- Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez. Madde 6- Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır. Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirgeye aykırı her türlü ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır. Madde 8- Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır. Madde 9- Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez. Madde 10- Herkesin, hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine bir suç yüklenirken, tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakça ve açık olarak görülmesini istemeye hakkı vardır.
Madde 11- 1- Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda, yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır. 2-Hiç kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Madde 12- Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna yada haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.
Madde 13- 1- Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır. 2-Herkes, kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir. Madde 14- 1- Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır. 2- Gerçekten siyasal nitelik taşımayan suçlardan veya Birleşmiş Milletlerin amaç ve ülkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanılamaz. Madde 15- 1- Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır. 2- Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılamaz. Madde 16- 1- Yetişkin her erkeğin ve kadının , ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır. 2- Evlenme sözleşmesi, ancak evleneceklerin özgür ve tam iradeleriyle yapılır. 3- Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur.
Madde 17- 1- Herkesin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa mülkiyet hakkı vardır. 2- Hiç kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz. Madde 18- Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din veya topluca, açık olarak yada özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir. Madde 19- Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar. Madde 20- 1- Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma özgürlüğü vardır. 2- Hiç kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz. Madde 21- 1- Herkes, doğrudan veya serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığı ile ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir. 2- Herkesin ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır. 3- Halkın iradesi hükümet otoritesinin temelidir. Bu irade, gizli veya serbestliği sağlayacak benzeri bir yöntemle genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve belirli aralıklarla tekrarlanacak dürüst seçimlerle belirlenir.
Madde 22- Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenmesine ve kaynaklarına göre, herkes onur ve kişiliğinin serbestçe gelişim için gerekli olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir. Madde 23- 1- Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır. 2-Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır. 3- Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır. 4- Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır. Madde 24- Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin makul ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır. Madde 25- 1- Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir. 2. Anaların ve çocukların özel bakım ve yardım görme hakları vardır. Bütün çocuklar, evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olsunlar, aynı sosyal güvenceden yararlanırlar.
Madde 26- 1- Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır. 2- Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel topluluklar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir. 3- Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek, öncelikle ana ve babanın hakkıdır.
(Not: Fotoğraflar Unicef'ten alınmıştır.) Madde 27- 1- Herkes toplumun kültürel yaşamına serbestçe katılma, güzel sanatlardan yararlanma, bilimsel gelişmeye katılma ve bundan yararlanma hakkına sahiptir. 2-Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, edebiyat ve sanat ürünlerinden doğan maddi ve manevi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır. Madde 28- Herkesin bu Bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır. Madde 29- 1-Herkesin, kişiliğinin serbestçe ve tam gelişmesine olanak veren topluma karşı ödevleri vardır. 2- Herkes haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken, başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel refahın gereklerinin karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur. 3- Bu hak ve özgürlükler hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz. Madde 30- Bu Bildirgenin hiçbir kuralı, herhangi bir devlet, topluluk veya kişiye, burada açıklanan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan bir girişimde veya eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz. İNSAN HAKLARI EĞİTİMİNİN ÖNEMİ İnsanlığın 21. yüzyıla taşıdığı yüksek ve ortak değerlerinden biri insan haklarıdır ve yüzyıla damgasını vuracaktır. Her gün yeni boyutlar kazanan insan haklarının, gelecek kuşaklara üstün ve tartışmasız değerler olarak intikal ettirilebilmesi için, insan hakları eğitiminin yaygın ve etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. İnsan haklarının korunması ve yaşama geçirilmesi için kişilerin insan haklarının farkında olmaları, onları kullanma ve korumayı samimiyetle istemeleri, bu hakların neden korunması gerektiğinin bilincine vararak benimsemeleri yönünde eğitim gereklidir. İnsan hakları eğitimi; insan haklarına saygıyı gerçekleştirmenin, insan haklarını kullanma ve korumanın, demokrasiyi iyi bir yaşam biçimine dönüştürmenin, ihtiyaç duyulan “özgür, etkin ve katılımcı yurttaş” yetiştirmenin temel amaçlarındandır. Bilgilendirmenin yanı sıra ihmallere yol açan tutum ve davranışları değiştirme ve kaldırma açısından da son derece önemlidir. Günümüzde ülkelerin insan haklarına verdiği önem gelişmişlik düzeyinin temel ölçütü hâline gelmiştir. Birleşmiş Milletler Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilâtı başta olmak üzere, çeşitli uluslar arası kuruluşlarca hazırlanan insan hakları ile ilgili sözleşmeler ve kabul edilen belgelerde insan hakları eğitimine yer verilmiştir. İnsan hakları eğitimine yer veren ilk uluslar arası belge, 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesidir. Beyannamenin başlangıç bölümünde, toplumdaki tüm birey ve organların eğitim ve öğretim yoluyla iki amacı gerçekleştirmek için çaba göstermeleri istenmiştir: -İnsan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı geliştirmek, -İnsan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel ve eylemsel olarak tanınmasını ve uygulamasını sağlamak. İnsan hakları eğitimi alanındaki en kapsamlı uluslar arası belge ise UNESCO Genel Konferansınca 1974 tarihinde kabul edilen; uluslar arası anlayış, iş birliği, barış, eğitim, insan hakları ve temel özgürlüklere ilişkin eğitim tavsiyesidir. Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilâtı (AGİT) çerçevesinde 1975 tarihli Helsinki Son Belgesi, 1976 yılından bu yana Avrupa Konseyinin yıllık çalışma programlarının özel bir bölümü, 1978 ve 1985 tarihlerinde Bakanlar Komitesinin kabul ettiği iki kararında, insan hakları eğitimine ilişkin somut önerilere yer verilmiştir. İnsan hakları eğitimi ve öğretimi konusunda yapılan uluslar arası toplantılarda çeşitli öneriler kabul edilmiştir. Bu çerçevede 1993 yılında Viyana’da yapılan İnsan Hakları Dünya Konferansının sonuç belgeleri olan Viyana Bildirgesi ve Eylem Programında; “insan hakları eğitim-öğretiminin, halkın bilgilendirilmesi, topluluklar arasında uyumlu ve istikrarlı ilişkileri gerçekleştirmek, güçlendirmek, karşılıklı anlayış, hoşgörü ve barışın gelişmesinde yardımcı olmak açısından zorunlu olduğu” belirtilmiştir. Konferansta, ülkelerin cehaletin ortadan kaldırılması çalışmaları ve eğitimi, insan kişiliğinin tam geliştirilmesi, insan hakları ve temel özgürlüklere saygının güçlendirilmesi için doğru yönlendirilmeleri gereği vurgulanmış, ülkelere ve kuruluşlara, resmî-özel bütün öğrenim kurumlarının müfredatlarına insan hakları, insancıl hukuk, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularını dahil etmeleri için çağrıda bulunulmuştur. Bu çağrıya karşılık olarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 23 Aralık 1994 tarihli kararıyla, 1994-2005 yıllarını İnsan Hakları Eğitimi On Yılı ilân ederek bir Eylem Plânı kabul etmiştir. Eylem Plânında İnsan Hakları Eğitimi On Yılı çalışmalarının uluslar arası insan hakları belgeleri hükümlerine dayalı olduğu belirtilmiştir. Bu belgeler; İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (26. md.), Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslar Arası Sözleşmesi (12. md.), Çocuk Hakları Sözleşmesi (29. md.), Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi (10. md.), Her Türlü Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Uluslar Arası Sözleşmesi (7. md.), Viyana Bildirgesi (33. ve 34. Prg.) ve Viyana Eylem Programı (78-82. Prg.) olarak sıralanmıştır. Bu belgelerdeki hükümler uyarınca İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Eylem Plânının amaçları, “Eğitim, bilgilendirme ve bilgi yayma yoluyla bilgi ve beceriler kazandıracak tutum ve davranışlar şekillendirerek evrensel insan hakları kültürünü oluşturmak” olarak tanımlanmıştır.
İNSAN HAKLARI HAFTASI ( 1 Aralık ile başlayan hafta ) İnsanlar arasında ırk, din, renk, yaş, cinsiyet ayırımı yapmadan sevgi, saygı, dostluk duygularını geliştirmek, insanın insan olmak haysiyeti ile sahip olması gereken hakların hepsine “ İnsan Hakları” denir. İnsan hakları, kişiyi kendi özüyle yaşatacak kurallardır. İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul edilemeyecek bir davranıştır. Bu tür ayırımların yapıldığı toplumlarda kavga, çatışma, isyan eksik olmamıştır. İnsanlar arasında hak, eşitlik, adalet, özgürlük düşüncesi yaygınlaştıkça bu konuyla ilgili mücadeleler de artmıştır. İnsanlara insan oldukları için sahip olmaları gereken bir takım hakların bulunduğu fikri ilk kez İngiltere’den ortaya atıldı.19. Yüzyılda Amerika ve diğer bir çok ülkelere yayılan bu fikir akımından sonra 1789 Fransız İhtilali Avrupa’da insan haklarının kabul edilmesini ve uygulanmasını sağlamıştır. Amerikan Cumhurbaşkanı Roosvelt ile İngiliz Başkanı Churcill tarafından imzalanıp duyurulan Atlantik Beyannamesinde insan hakları genişletildi. Bu beyannamede insanlara millet, inanç, ırk ayırımı gözetmeksizin herkes için eşit haklar konmuş ve yasaların korumasına verilmiştir. 24 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü’nün öncelikle amacı dünyada barışı ve güvenliği sağlamaktı. 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Örgütü “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni kabul ve ilan etti. İnsan Hakları Beyannamesi 30 maddeden oluşmuştur. Bu beyanname insana değer veren, özgürlük, eşitlik tanıyan duyurudur Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 10 Aralık 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirisini kabul etmiştir. 10 Aralık ile başlayan hafta Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde İnsan Hakları Haftası olarak kutlanır. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, insan hakları konusuna tam bir tanım amaçlayarak hazırlanmıştır. Esas amaç, bu tanıma uyan insan haklarının hiçbir tereddüde meydan vermeden uygulanmasıdır. GÜZEL SÖZLER
|